Daha Önce Hiçbir Yerde Duymadığınızı İddia Ettiğimiz Tıp Dünyasını Bile Şaşkına Çeviren 15 Hastalık

Tıp dünyası birbirinden ilginç hastalıklara şahitlik ediyor takdir edersiniz ki. Bu hastalıklar arasında tedavisi bulunan da var bulunmayan da… Fakat bazı hastalıklar bir o kadar ilginç ve ürkütücü gelebiliyor. Tıp dünyasının bile ağzını açık bırakan o hastalıklara gelin beraber bakalım. Aralarında Guiness Rekorlar Kitabı’na giren bile var! Detaylar…?

Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=fnjIW…

Takdir edersiniz ki tıp dünyası birbirinden ilginç vakalarla dolu. Yeri geliyor bilim dünyası bile dumur oluyor desek yanılmayız…

Bu tür tıbbi vakalar insanların ellerini kollarını bağlıyor tabii ki. Gerçek anlamda elden hiçbir şey gelmeyebiliyor.

1. Shiloh Pepin da talihsiz hastalardan bir tanesi. Kendisi ‘deniz kızı sendromu’ olarak da adlandırılan bir hastalığa sahip.

Küçük kız, iki bacağı da kaynaşmış bir şekilde dünyaya geldi. Doktor raporlarına göre kızın çalışan tek bir böbreği vardı. Bunun yanı sıra iki bacağın da tamamen kaynaştığı rapor edilen bilgiler arasında.

Doğduğunda mesanesi, rahmi, göden bağırsağı ve vajinası yoktu.

Minik kız 2009 yılında, 10 yaşında şiddetli akciğer iltihabından hayatını kaybetti.

2. Katie Renfroe da bu hastalardan bir tanesi. Küçük kızın hastalığının ismi bilinmiyor!

Doktorlar, Katie’nin beyni etkileyen bir büyüme ve gelişme bozukluğu olan ‘megalencepahly’ hastalığına sahip olabileceğini tespit etti. Doktorlar sadece görünüşe bakarak böyle bir sonuca varsalar da küçük kızın gösterdiği diğer belirtiler başka hiçbir hastalıkla örtüşmüyor.

Katie’nin annesi: ‘Doğumundan bu yana kızım beyin ameliyatı geçirdi, bademcikleri alındı, kulağı, dili ve yanakları küçültüldü’

‘Kafasından kist bile alındı. Onu sonsuza dek mutlu edeceğimize inanıyoruz. Katie bizi mutlu ediyor’

3. Juliana Wetmore. Kendisi ‘Treacher-Collins’ sendromuyla doğdu. ‘Yüzsüz doğan kız’ olarak da atfedilen Juliana, sağır ve yüzünde bazı kemikler eksik bir şekilde dünyaya geldi.

Annesi ilk doğurduğunda uzun uzun bakıp ‘kızım nerede?’ deyip ağladığını söylüyor.

‘Son derece meraklı ve sanatsal bir kişiliğe sahip. Resim yapmayı ve kendini ifade etmeyi çok seviyor’

Juliana yüzü için 45 kez ameliyat olsa da vücudu ve beyni her zaman sağlıklıydı.

4. Virsaviya Borun-Goncharova isimli kızın hastalığı ise akıllara durgunluk veren cinsten. 11 yaşındaki kızın kalbi göğsünün dışında!

Annesi henüz Virsaviya’ya hamileyken kızının daha doğmadan göğüs kafesinin ve karın kaslarının düzgün oluşmamasına sebep olan nadir bir bozuklukla doğdu. Bu durum küçük kıza herhangi bir ağrı ya da acı hissettirmese de kalbi vücudunun içinde değil!

‘O gerçekten bir mucize. Onu olduğu gibi seviyorum. Eşsiz bir kız’ diyor annesi.

Doktorların olumsuz düşüncelerine rağmen kendisi hayatta kaldı ve şu an ergenlik çağında!

5. Alyssa Pursley’in hastalığı gerçek anlamda kan dondurucu! Kendisinin teri, idrarı ve nefesi adeta balık gibi kokuyor!

Trimetilanüri isimli genetik bir duruma sahip olan Alyssa, vücudundaki keskin kokuya sebep olan kimyasal trimetilamin’i parçalayamıyor. Bu nedenle vücudu keskin bir balık kokusu üretiyor.

‘Beni tanımayan çocukların çoğu bana balık pazarı diyor. Ne zaman spor yapsam ya da hareket etsem hemen kokusunu alabiliyorlar’

6. Joseph Merrick. Kendisi sahip olduğu anomali sebebiyle ‘fil adam’ lakabını aldı.

Merrick’in deformiteleri çocukluğunda ortaya çıkmaya başladı. Önce dudağında yüzüne yayılan bir tümörle, sonra da alnında kemikli bir yumruyla, sağ kolu ve ayakları anormal şekilde büyüdükçe ve cildi pürüzlü, çukurlu bir doku kazanmaya başladı. Buna karşılık sol kolu gibi diğer uzuvları da normal gelişimlerini sürdürdü.

Doktorlar yıllarca bu hastalığa teşhis koymaya çalıştı.

1909’da dermatolog Frederick Parkes Weber, Merrick’i Von Recklinghausen hastalığı veya tümörler ve pigmentasyon lekeleri üreten genetik kökenli bir bozukluk olan nörofibromatozis tip 1 (NF-1) vakası olduğunu söylese de bu bozukluk Merrick’in derisinde mevcut değildi. Ayrıca yirminci yüzyıl boyunca, Fil Adam’ın Maffucci sendromu ve McCune-Albright sendromundan mustarip olduğu ancak her iki durumda da ikna edici kanıtlar olmadığı öne sürüldü.

7. Liang Xiuzhen ise gerçekten tüyler ürperten bir rahatsızlıkla yüzleşiyor. 87 yaşındaki kadın, kafasında iki senedir büyümekte olan bir boynuz şikayetiyle doktora gitti.

Çin’deki doktorlar bu durumun son derece nadir olduğunu bildirdiler.

‘Hastaneye gittik ve doktor bunun sebebini teşhis edemedi. Annem hastaneye gitmeyi sevmiyor çünkü giderse eve dönemeyeceğini düşünüyor’

İlk başlarda 1 cm uzunluğunda olan bu ‘boynuz’ sonrasında 13 cm’ye kadar büyüme katetti. 

‘Şu an sadece acı veriyor. O kadar acıtıyor ki beni uykumdan uyandırıyor’

8. Nadia Lauricella ise kolsuz, kavisli bir omurga ve sadece kısmen gelişmiş alt uzuvlarla yaşamını devam ettirmeye çalışıyor.

28 yaşındaki Nadia Lauricella, kısa veya uzuvsuz doğduğu Phocomelia adı verilen nadir bir durumla doğdu. Kolsuz ve hatalı deformasyona sahip bacaklarla dünyaya geldi.

‘En zor zamanlarım ergenlik zamanlarımdı. Çok acı çektim. Şu anda hayatıma geri dönmem beni çok mutlu ediyor’

Okulda hiç kimsenin onu aşağılamadığını söyleyen Nadia, yabancılardan da ilginç bakışlar aldığının da altını çiziyor.

9. Megan Hope Bryne. Anne karnındayken kendisine çok nadir görülen bir teşhis koyuldu. Küçük bebek doğduğunda damağı yarıktı ve kendisine Hidrosefali teşhisi kondu.

Dünya çapında, fetüsün beyninin öne doğru büyümesini ve bölünmesini önleyen Holoprozensefali (HPE) rahatsızlığı olan sadece on yedi çocuktan biriydi.

‘Tarama sonuçları hiç iç açıcı değildi. Bize hiç umut vermediler’

10. Jody Robson’ın hastalığı gerçek anlamda korkutucu! Jody ilk çocuğunu doğurduktan sonra Uyuyan Güzel Sendromuna yakalandı ve çocuğuyla neredeyse hiç ama hiç görüşmedi.

Bazen günlerce bazen de haftalarca uyuduğunu dile getiren Jody, tuvalete ya da yemek yemeye kalktığında uyurgezer olduğunu da söylüyor.

‘Gözümü kapatıyorum ve uyandığımda iki üç hafta geçmiş. Tatilleri ve kardeşimin on sekizince doğum gününü bile kaçırıyorum. Bu gerçekten üzücü bir durum çünkü doğum yaptığım anı bile hatırlayamıyorum’

11. Riley Delaney anne olmaya hazırlanırken ultrason görüntüleri karşısında adeta şok oldu. Çünkü karnında taşıdığı ikiz bebeklerin birbirine yapışık olduğunu öğrenince büyük bir şok geçirdi!

‘Bebekleri ayırmayı başardık. Bizim için riskli bir durumdu çünkü beyne kan taşıyan hayati bir damarı paylaşıyorlardı’ diyor doktorları.

12. Zhao Huikang, Çin’in Hunan eyaletinde çok ilginç bir deformasyonla dünyaya geldi. Kendisi 2010 yılından bu yana ‘maskeli çocuk’ olarak adlandırılıyor.

Kendisinin enine doğru yüz yarığı bulunuyordu. Bu da ağzının her iki tarafından kulaklarına doğru giden iki büyük boşluk olduğu anlamına geliyor.

‘Saatlerce yalvardıktan sonra doktorlar bebeğimi getirdi ve gördüğümde her tarafım uyuşmuş hissettim’

Hamileliği esnasında üç ultrason taraması geçiren kadın, doktorların hiçbir deformasyon tespit edemediğini dile getirdi. Çin’deki geleneksel yerleşkede yaşayan aile, çevresi tarafından da aşağılandığının altını çiziyor.

13. Endonezyalı Dede Koswara, vücudunu kaplayan siğillerden mustaripti. Kendisine bu nedenle ‘ağaç adam’ lakabı bile takılmış!

Görmek İçin Tıklayın

Koswara, insan papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonlarına ve ağaç kabuğuna benzeyen pullu siğillerin büyümesine neden olan Lewandowsky-Lutz displazisiyle yüzleşiyordu.

‘İnsanlar onu lanetleyip aşağılasa da o hastalığıyla başa çıkmaya çalışıyordu’ diyor hemşiresi.

Görmek İçin Tıklayın

14. Jaxon Buell isimli bebeğin doğduğunda beyninin %80’i yoktu! Doktorlar her ne kadar bir kaç ay ömür biçse de Jaxon, 5 yaşına kadar yaşadı.

‘Jaxon huzurlu bir şekilde kollarımda vefat etti’

İlk doğduğunda bebeğe mikrohidranensefali teşhisi kondu.

15. Ve son olarak Devendra Suthar da ilginç bir deformasyona sahip. Kendisinin ellerinde 14, ayaklarında 14 olmak üzere toplamda 28 parmağı var!

Kendisine polidakitili teşhisi kondu. Polidaktili doğuştan gelen fiziksel bir anormallik olarak el ya da ayak parmaklarının normalden çok sayıda olması halidir.

Bu deformasyonu sayesinde Guiness Rekorlar Kitabı’na giren Suthar, çevresinden gördüğü ilginin de çok hoşuna gittiğini dile getiriyor.

Siz neler düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir